Açık Toplum Vakfı olarak herkes için erişilebilir kaliteli eğitim idealini açık toplumlar için vazgeçilmez bir unsur olarak görmekteyiz. Bu nedenle vakfımızın ilk etkinliklerinden biri de, Eğitim Reformu Girişimi'nin, ‘Eğitimde Eşitlik: Politika Analizi ve Öneriler' başlıklı raporunun kamuoyuna duyurulmasına destek vermek oldu.
Türkiye'de eğitime erişim ve kalite açısından eşitsizlikleri ortaya koyan rapora göre Türkiye'de her 100 çocuktan 96'sı okula gitme olanağına kavuşurken bu çocukların yüzde 15'i diploma alamıyor. 15-19 yaş arası diplomasız her 10 çocuktan yedisi kız, üçü erkek çocukları. Kırsal kesimde yaşayan, üç kardeşi olan, anne babası ilkokul mezunu bir kızın liseye gitme olasılığı yüzde bir-iki. Öte yandan kentsel alanda yaşayan, annesi ve babası üniversite mezunu bir erkek çocuğun liseye gitme olasılığı yüzde 68-70.
Zorunlu ilköğretimde yüzde 100 okullaşmanın sağlanamadığının altını çizen Eğitimde Eşitlik raporuna göre, bölgeler arası farklar artıyor; Güneydoğu Anadolu'nun kırsal kesiminde yaşayan bir kız çocuğunun ilköğretime erişim olasılığı yüzde 48-52. Rapordan dikkat çekici birkaç eşitsizlik şöyle:
- En zengin kesim en yoksul kesimin 21 katı eğitim harcaması yapıyor.
- 15 yaşındaki gençlerin yüzde 32'si okuduğunu anlamamakta, yüzde 52'si basit matematiksel problemleri çözememekte.
- En düşük sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin yüzde 51'i meslek liseleri ve çok programlı liselere devam ederken yüzde beşi Anadolu lisesine gidebiliyor.
- En yüksek sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin sadece yüzde 3'ü meslek liseleri ve çok programlı liselere giderken, yüzde 49'u Anadolu liselerinde eğitim görüyor.
- Babasının ya da annesinin eğitim düzeyi bir yıl daha fazla olan kız çocuklarının eğitime katılım olasılığı oranı yüzde üç daha yüksek.
- Gelirinin yarısından fazlası tarımdan gelen hanelerde kızların eğitime katılım olasılığı yüzde 19 daha düşük.
Sonuç olarak, Türkiye'de eğitimin mevcut yapısı sosyoekonomik ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini güçlendirmekte. Gelir açısından en önemli farkı yaratan yükseköğretime çoğunlukla sosyoekonomik olarak daha avantajlı ailelerin çocukları erişebilmekte. Kamu, okul öncesi, ilk ve ortaöğretimde sosyoekonomik kökenden kaynaklanan eşitsizlikleri telafi edebilecek nitelikte kaliteli eğitimi yaygınlaştıramadı.
|
|
"Eğitimde eşitliğin sağlanması hedefinin, ulusal planlama belgelerinde daha çok yer alması gerektiğini savunan raporun öneriler bölümünde ise, ortaöğretime ve yüksek öğretime erişim ile ilgili açık hedefler konmalı, bu hedefler sürekli izlenmeli ve geliştirilmeli; eğitime ayrılan kamu kaynakları artırılmalı ve dezavantajlı bölgeler önceliklendirilmeli; okul öncesi eğitimin iller temelinde değil, dezavantajlı çocuklar hedef alınarak ve önceliklendirilerek yaygınlaştırılmalı; genel liseler ve meslek liseleri birbirinden bu kadar keskin biçimde ayrılmamalı, okullar arası kalite farklılıkları giderilmeli gibi önerilere yer veriliyor.
‘Eğitimde Eşitlik: Politika Analizi ve Öneriler' başlıklı raporu indirmek için tıklayınız...
|
|