Açık Toplum Vakfı olarak, Sosyal Değişim Derneği’nin yürütmekte olduğu “Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek” başlıklı projeyi destekliyoruz.
Nefret suçları, kavramsal anlamda, Türkiye’de çok iyi bilinmeyen, yasal mevzuatta net olarak tanımlanmayan ve ulusal basında da dikkate alınmayan bir konu. Bu nedenle proje kapsamında tarama çalışmalarına başlamadan önce, konunun netliğe kavuşturulması için ön görüşmeler yapıldı, araştırmalar yürütüldü, dernek çalışanlarına eğitimler verildi. 20 Mayıs 2009 tarihinde de medya mensupları, akademisyenlerden ve sivil örgütlerinden temsilcilerden oluşan bir grup ile nefret suçlarının kavramsal çerçevesinin ve medya tarama / izleme konusunda kıstasların oluşturulması amacıyla bir atölye çalışması düzenlendi.
"Ulusal Medyada Nefret Söylemi" konulu toplantıda Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, bu konuya medyanın kutuplaşarak değil, sorumlu ve iyi niyetli davranarak, demokratik tavır göstererek ve karşılık saygıyı esas alan bir yaklaşımı benimseyerek katkı sunabileceğini ifade etti. Resmi ideolojiyi yeniden üretme bir mecra olan Türkiye medyasının milliyetçi ve ırkçı söylemlerin destekleyen, ötekileştiren ve zaman zaman linç girişimlerine zemin hazırlayacak bir tutum sergilediğine işaret eden İnceoğlu, çözümü, haber süreçlerinin sivil toplum örgütleri ve medya haberlerinden zarar görebilecek çeşitli toplumsal yapılarının denetimine açılmasında gördüğünü açıkladı.
Atölyede ayrıca Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi ve "Vatan, Millet ve Reyting" kitabının yazarı Esra Ercan Bilgiç, Adli Tıp Enstitüsü'nde yüksek lisans da yapan Lambdaİstanbul temsilcisi Özlem Çolak ve Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku araştırma görevlisi avukat Ulaş Karan da söz aldılar.
Tarama için Türkiye’deki toplam gazete tirajının yüzde sekseninden fazlasını oluşturan 20 gazete, etnik / ırk bağları, cinsiyet, ulusal özellikler, din ve inançlar, siyasi eğilim ve kanaatler, eğitim, kişisel veya toplumsal statü, engellilik, cinsel yönelim ve mülkiyet temaları üzerinden taranacak. Tarama ekibi Haziran ayından itibaren her ayın sonunda, tarama çalışmasını bir bütün olarak değerlendirerek, yapılan çalışmaları gözden geçirecek ve Danışma Kurulu’nu bilgilendirecek.