Ana Sayfa  
Açık Toplum
Açık Toplum Vakfı
Çalışmalarımız
Basın Odası
Sıkça Sorulan Sorular
Yayınlar
E-Bülten
Kurum Broşürü  
Yararlı Bağlantılar
Site Haritası  
Açık Toplum ile ilgili gelişmeleri mail olarak almak için;  
 
   

AÇIK TOPLUM VAKFI > Güncel Haber
ok Türkiye - AB İlişkisinin Müslüman Dünyadaki Yansımaları

Açık Toplum Vakfı olarak, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ile yakından ilgilenmekteyiz. Bu konudaki çalışmalarımızı AB - Türkiye tartışmalarının, Müslüman dünyadaki yansımalarını mercek altına almayı amaçlayan Türkiye - AB İlişkisinin Müslüman Dünyadaki Yansımaları başlıklı yayınımız ile sürdürdük.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği, felsefi olarak Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yürütülen müzakerelerin ötesinde bir anlama sahip. Birlik ile Türkiye arasındaki ilişkiler,  AB üyesi ülkelerin yanı sıra, Müslüman dünya da yakından ve dikkatle takip etmekte. Bu noktadan hareketle hazırladığımız Türkiye - AB İlişkisinin Müslüman Dünyadaki Yansımaları başlıklı yayınımızda, El Cezire Televizyonu'nun Türkiye Temsilcisi Yusuf El Şerif ve Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Samir Salha, AB - Türkiye ilişkilerinin Arap medyasında nasıl ele alındığını aktarırken; Pakistan'daki Lahor Üniversitesi'nden Resul Bakhsh Rais ise Güney Asya'daki tartışmaları değerlendiriyor. Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan çalışmada yer alan her iki makale de Müslüman dünyanın, Avrupa modernitesinin büyük, açık, kapsayıcı, bütünleştirici ve liyakate dayanan bir proje mi; kapalı, dışlayıcı, ayrıştırıcı bir proje mi olduğuna karar vermesinde, Türkiye'nin AB deneyiminin belirleyici olacağını gösteriyor.

Avrupa Birliği, 2005 yılında, oybirliğiyle Türkiye ile müzakerelere başlamaya ve bu müzakerelerin ortak amacının Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği olduğuna karar verdi. Öte yandan, o zamandan bu yana, Türkiye'nin uygunluğunu tartışmaya açmak ve müzakerelerin çerçevesini değiştirme yönünde ısrarlı çabalar sergilendi. Bu görüşlerin yandaşlarının bu çalışmada ortaya koyulan bilgileri ve tespitleri gözden geçirmesinde yarar görmekteyiz.

Eğer Avrupa Birliği, Türkiye ile müzakereleri keyfi bir şekilde askıya alırsa, sadece Türk kamuoyu değil, daha büyük ve daha kritik bir izleyici grubu da AB hakkında son derece olumsuz bir yargıya varacaktır. Filistin meselesinin Müslüman dünyanın ABD'yi algıladığı ana prizma olduğu gibi; AB'nin Türkiye'ye karşı tavrı da, Müslüman dünyanın Avrupa Birliği'ni değerlendirdiği ana prizmaya dönüşebilir. Çalışma ilgili bütün tarafların konunun gerektirdiği ilgi ve itina ile hareket etmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

 
 
 
   
Anasayfaİletişim Artworks: juvenis Sitedeki bilgiler kaynak gösterilmek koşuluyla kullanılabilir